Sağlık sitesi | sağlık haberleri beslenme ve diyet

29Oca/090

Depresyon nedir?

Depresyonun birçok türü var. Psikotik depresyonlar en ağırıdır. Hezeyan ve halüsinasyonların görüldüğü bir türdür bu. Hasta olmayan şeyleri algılar, kulağına ses gelir, hayal görür, suçluluk duyar...

Kişinin depresyonda olduğu nasıl anlaşılır?

Majör depresyon (yani büyük depresyon), depresif bozukluğun oldukça belirgin, çekene ileri derecede ıstırap veren türüdür. Depresif duygu durumu (yani üzüntü, karamsarlık, zevk almama), her şeye ilgisizlik, uyku ve iştah bozuklukları, psiko-motor ajitasyon (huzursuzluktan dolayı yerinde duramama) ya da psiko-motor yavaşlama (isteksizlikten dolayı külçe gibi yığılıp kalmışlık hali), huzursuzluk, sıkıntı, gerginlik, sinirlilik, ağlama, beden ağrıları, suçluluk duyguları veya çevresini suçlu görme eğilimi, dikkat ve hafıza sorunları, cinsel isteksizlik, yorgunluk her gün ve neredeyse gün boyunca kişiye egemendir.

28Oca/090

Hiperkolesterolemi nedir?

Kanda kolesterol düzeyinin 250 mg/100 ml’nin üzerine çıkmasına Hiperkolesterolemi denir.

Hiperkolesterolemi, Kandaki lipitlerin özellikle kolesterolün yükselmesine çeşitli iç ve dış faktörler sebep olur. Hastaların bir kısmında yağ metabolizmasında bir bozukluk vardır. Bunların birçoğu genetik nedenlere bağlıdır.
Ailevî hiperkolesterolemi bu gruptandır. Ayrıca şeker hastalığında ve tiroit bezi bozukluğunda, nefrotik sendromla lipit metabolizması bozulur.

Dış faktörlerin en önemlisi diyetle alınan yağ miktarının fazlalığıdır. Diyetle alınan kolesterol ve doymuş yağların fazlalığı kandaki kolesterol ve lipit seviyelerinin yüksekliğine sebep olur. Di yetle alınan yağın miktarı gibi yağın kalitesi de çok önemlidir.

Doymuş yağ asitlerini içeren yağlar (hayvansal yağlar), tereyağı, yemeklik yağlar, margarinler zararlıdır. Zeytinyağın da bulunan oleik asit de kısmen doymuş yağdır. Doymamış yağ asitlerini içeren yağlar ise kandaki kolesterol ve lipit seviyesini diğerleri gibi artırmazlar. Kandaki kolesterol miktarı normalde 200-250 mg/ml olmalıdır. Koroner kalp hastalığı olanların %80′inde kolesterol yüksek bulunurken %20’sinde ise normal bulunmuştur. Kolesterol yüksek olanların bir kısmında ise hasta lık meydana gelmemektedir. Bu takım hastalığın ortaya çıkışın­da kolesterolün damar duvarına yapışmasını sağlayan ve he nüz iyi aydınlatılmamış diğer bazı faktörlerin de rol oynadığı nı gösterir.

Kandaki yağların çeşitli formları tespit edilmiştir. Bunların bazılarının hastalığı koruyuculuğu yanında diğerlerinin de hız landırıcı etkileri olduğu bildirilmiştir. Mesela HDL kolesterolün önemli bir koruyucu olduğu LDL veya VLDL kolesterolün ise hazır layıcı bir faktör olduğu çeşitli araştırmalarda ispatlanmıştır.

28Oca/090

Gebelikte uykusuzluk problemi

Uyku, tüm canlıların ihtiyacı olan ve beyin başta olma üzere tüm vücut organlarının işlevlerini belli bir süre yavaşlatarak “kendilerini toparladıkları” bir dönemdir. Tüm organların düzenli ve birbirleriyle bağlantılı olarak çalışmasından sorumlu olan beyinde, gün boyunca süren yoğun çalışma neticesinde tükenen nörotransmitterler uyku esnasında yeniden oluşturulurlar. Nörotransmitter adı verilen maddeler sinir ağının birbirleriyle bağlantı noktalarında bulunan ve iki sinir hücresi arası geçişi sağlayan kimyasal maddelerdir ve sürekli yenilenmek durumundadırlar. Bu yenilenmenin önemli bir kısmı uyku esnasında olur.

Yeterince uyku uyumayan bir insanda yorgunluk hissi, gerginlik, sinirlilik ve başağrısı gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Dahası, sağlıklı karar verme, dikkati toplama gibi beyin faaliyetleri de olumsuz etkilenebileceğinden günlük yaşam bir süre sonra başaçıkılamaz hale gelebilir.

24Oca/090

Reflü nedir?

Halk arasında Mide Reflüsü olarak bilinen Gastro Özofageal Reflü hastalığı, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıdır. Reflü, asitli mide içeriğinin yemek borusuna gelmesi ve uzun süre temas etmesiyle yemek borusunun asitten kendini koruma özelliğinin yok olmasından kaynaklanır. Erişkinlerin yaklaşık %20'sinde reflü görülmektedir.

Sağlıklı bir mide Fıtıklaşmış bir mide
Mide içeriği, midenin salgıladığı hidrojen iyonu nedeniyle belirgin derecede asittir. Eğer onikiparmak barsağından mideye doğru safra geri akımı varsa, mideden yukarı çıkan içerik hem asit hem de safra içerir. Alkali özellikli olan safra da mide asidi gibi yemek borusunun tahrişine neden olur. Reflü hastalığı, asitli ve/veya safralı mide içeriğinin yemek borusuna gelmesi ve uzun süre temas etmesiyle yemek borusunun kendini asitten ve/veya safralı mide içeriğinden koruyamaması nedeniyle oluşur.

24Oca/090

Rahim ağzı kanseriyle mücadele

Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Mete İtil, rahim ağzı (serviks) kanserinin kadınlarda en sık görülen kanserler arasında ikinci sırada geldiğini vurgulayarak, bu hastalığa karşı korunmanın en iyi yolunun, düzenli pap smear testi yaptırılması ve özellikle genç kız ve kadınların aşılanması olduğunu bildirdi.

Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği(TJOD) önderliğinde ve ilaç firması GlaxoSmithKline desteğiyle hayata geçirilen ''Başıma Gelmez Deme En Başından Engelle-Serviks Kanserine Geçit Verme Projesi'', düzenlenen toplantıyla basına tanıtıldı.

19Oca/090

Diş sağlığı için fırçalamak yetmez

Diş hastalıklarının, başta göz, kalp ve böbrek sorunlarına zemin hazırladığına dikkati çekerek sağlıklı bir yaşam sürdürmek için dişleri düzenli olarak fırçalamanın yanı sıra günde en az bir kez aralarının iple temizlenmesi gerekir.

Prof. Dr. Uzel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ağız ve diş sağlığının üzerinde hassasiyetle durulması gereken önemli bir konu olduğunu vurgulayarak, kesinlikle ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye'de yaşayanların artık dişini fırçalama konusunda duyarlı bir yaklaşım sergilemeye başladığını belirten Prof. Dr. Uzel, ''Dişleri doğru ve belli kurallara göre özenle fırçalamak gerekli. Her gün en az 3 dakika, sabah ve gece yatmadan önce dişleri fırçalamalıyız. Altın kural, tüm yüzeyi, etinden diş ucuna doğru fırçalamaktır'' dedi.

17Oca/090

Tıp terimleri – F

Fabism: Bkz Favism

Fabulist: Asılsız şeyler anlatan kişi.

Fab Fragmanı: Immünglobulin molekülünde bulunan, antijen bağlayan fragman.

Fab sınıflaması: FAB terimi French-American-British sözcüklerinin baş harflerinden oluşur. Akut lenfoblastik lösemi (ALL) ve akut myeloblastik lösemide (AML) neoplastik hücrelerin morfolojik özelliklerine göre yapılan bir sınıflama sistemidir. FAB sınıflaması için wright boyaması, sitokimyasal boyalar ve bazı durumlarda (ör: AML - M7) elektron mikroskopla platelet peroksidaz pozitifliğinin gösterilmesinden de yararlanılır. FAB'a göre ALL olguları 3, AML olguları 7 kategoriye ayrılır. Hücre morfolojisine göre yapılmış bir sınıflama olmakla birlikte her grubun klinik davranışı, hatta tedaviye yanıtları farklıdır. Bu sınıflamanın doğru yapılabilmesi için periferik kan örnekleri ile karar verilmesi yeterli değildir, mutlaka kemik iliği yayması incelenmelidir.

17Oca/090

Tıp terimleri – E

Eccrinology (ekrinoloji): Dış salgı bezlerini konu alan bilim dalı.

Ecto (ekto): Dış

Edema (ödem): Vücudun her hangi bir yerinde hücre dışında anormal su birikmesi.

E.E.G: Elektroansefalografi kelimesi için kullanılan kısaltma.

Effekt: Tesir, etki.

Effektif: Etkili, tesirli.

Efervesan: Suya atıldığı zaman küçük gaz kabarcıkları çıkartarak köpüren, eriyen.

Effüzyon: Vücut boşluklarında veya doku içerisinde sıvı birikmesi. "Plevral effüzyon" iki plevra yaprağı arasında sıvı birikmesidir.

17Oca/090

Soba zehirlenmesi

Karbon monoksit renksiz, tatsız, kokusuz, yanıcı, zehirli bir gazdır. Duvarlardan bile sızabilir. Vücuda solunum yolu ile girer. Karbon monoksit vücutta parçalanmaz, solunum yoluyla dışarı atılır. Karbon monoksit zehirlenmeleri sıklıkla kapalı bir ortamda meydana gelen yanma sırasında olur (bacası çekmeyen şofben, soba, ocak gibi) ayrıca karbon monoksidin kullanıldığı veya üretildiği iş kollarında da meydana gelebilir. Solunum zehiri olan karbon monoksitle meydana gelen zehirlenmelerde kısa süre içerisinde tıbbi müdahele yapılmazsa, zehirlenemeler ölümle sonlanabilir.

15Oca/090

Tıp terimleri – D

Dahiliye: İç hastalıkları ile ilgilenen bilim dalı.

Daknomania: Öldürme dürtüsü.

Dakriyoadenit: Gözyaşı bezi iltihabı.

Dakriyosistit: Gözyaşı kesesi iltihabı.

Dakriyosistektomi: Gözyaşı kesesinin ameliyatla çıkartılması.

Dakriyosistografi: Kontrast madde verilerek gözyaşı kesesi ve kanalının radyolojik olarak incelenmesi.

Dakriyosistorinostomi: Gözyaşı kanalının tıkalı olduğu durumlarda uygulanan, kesenin burun boşluğuna direnajını sağlayan ameliyat.