Sağlık sitesi | sağlık haberleri beslenme ve diyet

10Tem/100

Çocuklarınızı yüksek sıcaklardan koruyun

Bebek ve çocukların doğrudan güneş ışığına maruz kalmaması gerektiğini söyleyen Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Ebru Tuğrul Sarıbeyoğlu, çocuklara şehirde dolaşırken 15-30 faktör, deniz kenarında ise sudan ve kumdan yansıyan ışık nedeni ile 50 faktör güneş kremi sürülmesi gerektiğini söyledi.
D vitamininin çocuk gelişimi açısından önemli olduğunu hatırlatan ve D vitamini sentezi için direkt güneş ışığına ihtiyaç olduğunu belirten Dr. Sarıbeyoğlu, “Ciltte D vitamini sentezine yarayacak dalga boyundaki ışınlar camdan geçemediği için direkt güneş ışığı ile temas önemli. Ancak güneşin çok dik gelmediği saatlerde çocukların kol ve bacaklarının 20 dakika güneşe maruz kalması yeterli ışın almalarını sağlayabiliyor” dedi.

Yazın keyfini çıkarmak isteyen çocuklar zamanlarının büyük kısmını dışarıda geçiriyor. Sıcak havalarda sürekli dışarıda olan ve güneşe maruz kalan çocuklarda sıcak çarpması, ishal, gıda zehirlenmesi ve güneşin zararlı etkileri ise tehlike yaratıyor.

Dr. Ebru Tuğrul Sarıbeyoğlu, çocuklarda yazın sık karşılaşılan rahatsızlıklar ve tedavileri hakkında bilgi verdi ve merak edilen soruları şöyle yanıtladı:

Sıcak çarparsa bol sıvı
“Sıcak çarpması uzun süre güneş ışınlarına maruz kalmakla oluşuyor. Bu nedenle bebek ve çocukların doğrudan güneş ışığına maruz bırakılmaması gerekiyor. Aileler genellikle kemik gelişimlerine katkısı olması için uzun süre deniz ve havuz kenarında çocukların oynamasına, şiddetli güneş ışığının altında kalmasına izin veriyor. Oysa güneş koruyucu bile kullanılsa bebeklerin, çocukların uzun süre, şiddetli güneş ışığına maruz kalmaları sıcak çarpmasına neden olabiliyor. Çocukların özellikle deniz kenarında başlarında şapka ve üzerlerinde açık renkli giysilerle gölgede kalmaları önem taşıyor. Çocuklar gölgede bile olsalar yansıyan ışınlar nedeni ile hem güneş yanığı hem de sıcak çarpması riski altında oluyorlar.

Güneş çarpmasının belirtileri neler?
Güneşe uzun süre maruz kalınması sonucu vücudun ısı dengesi bozulacağı için başlıca şu belirtiler ortaya çıkıyor:
- Şiddetli baş ağrısı,
- Bulantı,
- Kusma,
- Yüksek ateş,
- Şuur bulanıklığı, uykuya eğilim,

Güneş çarpmasında bunları yapın

- Öncelikle çocuk serin bir yere götürülmeli,
- Vücudu sıkan giysiler çıkarılmalı,
- Başa, kasıklara ve koltuk altına soğuk kompres yapılmalı,
- Eğer bilinci yerindeyse, şiddetli kusma yoksa kaybedilen sıvı ve tuzu yerine koymak için bol sıvı (ayran, su, meyve suyu) verilmeli; seçilecek besinler sıvı şeklinde olmalı,

Güneş çarpmasında bunları yapmayın
- Çocuğun bilinci yerinde değilse veya şiddetli kusma varsa içecek verilmeyin,
- Alkol koklatmayın,
- Gazlı içecekler vermeyin,
- Katı gıdalar yemesi için ısrar etmeyin,

Güneş çarpmasında doktora ne zaman başvurulmalı?
- Çocuğun bilinci yerinde değilse,
- Çok kusma varsa,
- Ateş düşürülemiyorsa,
- Ağızdan sıvı alımı mümkün olmuyorsa mutlaka doktora başvurmak gereklidir.

Çocuklara güneşten koruyucu tişört giydirin
Çocuklara kaç faktör güneş koruyucu sürülmesi gerektiği sürekli tartışılıyor. Dr. Ebru Tuğrul Sarıbeyoğlu, şehirdekiyle, havuz ve deniz kenarındaki güneş ışınlarının etkisinin aynı olmadığını belirtiyor. Çünkü kum, havuz ve denizden yansıyan güneş ışınları güneşin etkisini artırıyor. Şehir içinde 24 saat etkili olan güneş koruyucular kullanılabileceğini belirten Dr. Sarıbeyoğlu, şu önerilerde bulunuyor:

Çocuklar da güneş gözlüğü kullanmalı
- Güneş koruyucular olarak bilinen maddeler çinko oksit, titanyum dioksit, benzon ve parsol gibi maddelerdir. Kullanılacak güneş koruyucu bu maddelerden en az ikisini içermeli, hem UVA hem de UVB ışınlarının etkilerini azaltacak özellikte olmalıdır. Ürünün içinde PABA olmamalıdır.
- Seçilen ürün özellikle deniz kenarında kullanılacaksa mutlaka suya dayanıklı olmalıdır. Suya dayanıklı ürünler bile suya girme, kurulanma sırasında etkinliğini kaybedebileceği için 2-3 saatte bir yenilenmelidir.
- Ürünler güneşe çıkmadan yarım saat önce sürülmelidir.
- Amerikan Pediatri Akademisi 6 ayın altındaki bebeklerde güneş koruyucuların kullanımını önermemekle beraber son yıllarda bu görüş değişmektedir. Artık uygun ürün kullanılırsa küçük bebeklere de güneş koruyucu öneren birçok araştırma vardır.
- Çocuklar da güneş gözlüğü takmalıdır Ancak gözlüğü taşıyacakları ve bunun sorumluluğunu alabilecekleri bir yaşta olmaları önemli. İşportadan gözlük almayın. Mutlaka zararlı ışınlara karşı korumalı gözlükleri tercih edin.

9Tem/100

Çocukta yüksek ateş hastalık belirtisi

Gecenin bir saati dünyadaki en değerli varlığınız olan bebeğinizin hasta ve keyifsiz olduğunu, yanağına dokununca cildinin çok sıcak olduğunu fark ettiniz. Ölçüm yaptınız ve ateşinin 40 derece olduğunu gördünüz. “Peki böyle bir durumda ne yapmalıyız, yüksek ateşin çocuğum üzerindeki etkisi ne olur?” İşte cevaplar…
Etiler Memorial Polikliniği Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Gökhan Mamur, anne babaları kimi zaman çok endişelendiren bu soruların cevabını verdi.

Ateş beynin hipotalamus bölgesinin kontrolü altında olan savunma sisteminin doğal bir tepkisidir. Bu bölge hastalık nedeniyle vücutta salgılanan PGE2 maddesinden etkilenip, vücuda “Isı derecesini artır” emrini verir. Kısacası, “Ateş” vücut ısısının normal seviyenin üzerine çıkması durumudur.
Normal vücut ısısı 36.8 + 0.7 derecedir. Sınıflama olarak ise:
38-39 derece hafif
39-40 derece orta
40-42 derece yüksek ateştir.

Yüksek ateşi hafife almayın
Tıbbi tarih içinde “Ateş” bir hastalık olarak algılanmıştır. Ancak 1800’lerin sonlarına doğru ateşin bir hastalık değil hastalık bulgusu olduğu ortaya konmuştur. Kanda bulunan bakteri, virüs ya da toksin gibi dış kaynaklar, vücudumuzda termostat görevi gören hipotalamusun vücut ısısını artırmasına neden olur.

Ateş ortaya çıkınca hastalık süreci kısalır
Ateşin aslında birçok faydası vardır. Vücut ısısının arttığı ortamda bazı mikropların bölünerek sayıca artması engellenmektedir. Bununla birlikte savunma hücrelerinin bölünerek sayıca artması hızlanmaktadır. Bazı araştırmalara göre vücut ısısının artması enfeksiyon ile savaşmada yardımcı olur ve hastalık sürecini kısaltabilir. Ama her zaman değil!

Bilinçsiz müdahale olumsuz sonuç yaratır
Suçiçeği veya nezle gibi enfeksiyonlarda ateş düşürücü ilaçlar kullanıldığında hastalık sürecinin ortalama 3-5 gün kadar uzayabildiği de gösterilmiştir. Dolayısıyla mümkünse ateşe müdahale edilmemelidir. Genel bir yaklaşım olarak ateşin derecesine göre değil, çocuğunuzun keyif ve genel durumuna göre ateş düşürücü kullanabilirsiniz. Bazı çocuklar 38 derece ateşte kendini son derece kötü hissederken bazıları ise 40 derece ateşle takla atıp oynayabilirler. Ateş düşürücü kullanırken daha çok, çocuğun o günlerdeki yaşam kalitesini göz önünde bulundurmak gerekir.

Bebeğim ateşten dolayı havale geçirirse?
Ateşten kaynaklanan havale, 6 aylık ile 6 yaş arasındaki çocuklarda söz konusu olabilir. Ateş sebebiyle havale geçirme oranı oldukça düşüktür. Olduğu taktirde de çoğu zaman, çocuğun merkezi sinir sistemine uzun dönemde herhangi bir zarar vermemektedir. Ateşten dolayı havale geçiren çocukların öz geçmişlerinde, birçok zaman aile fertlerinin çocukluğunda da böyle bir soy geçmişi vardır. Bunun haricinde eğer çocuğun daha önce ateşten dolayı havale geçirdiyse, tekrar geçirme olasılığı artmaktadır. Bu iki grupta bulunan çocukları olan aileler, o zaman ilgili yaş gruplarında ateş çıkınca kontrolünü daha iyi yapmalısınız.
Aileler, kış mevsiminde bulaşıcı hastalıkların artmasıyla ateşin eşlik ettiği durumlar ile daha sık karşılaşacaklardır. Bu yüzden ateşin nasıl oluştuğu, ne şekilde ölçülüp nasıl değerlendirildiğini ve nasıl tedavi edildiğini bilmeleri önemlidir. Ebeveynler o anda ne kadar sıkıntı hissedip üzülseler de telaşlanmadan gerekli önlemleri almalıdır.

6Tem/100

Yaz mevsimi rahatsızlıkları ve korunma

Yaz mevsimi, beraberinde bir takım mevsimsel rahatsızlıkları da beraberinde getiriyor. Bu rahatsızlıklardan kolay şekilde ve ucuz yöntemlerle korunabilirsiniz İşte yaz hastalıklarına karşı pratik korunma ve tedavi yöntemleri…
Bu sene, her zamankinden biraz daha geç kapımızı çalan yaz mevsimi, beraberinde bir takım mevsimsel rahatsızlıkları da beraberinde getiriyor. Kimilerini arı sokarken kimisi de bronzlaşırken güneş yanığı oluşur, kimimizin de yeni aldığı ayakkabılar ayağını vurur. Bu durumlarda evde yapabileceğiniz ucuz, kolay tedaviler olduğunu biliyor muydunuz?

Reader’s Digest dergisinde yayınlanan habere göre, işte yazın karşılaşılan en yaygın problemler ve çözüm yolları:

Güneş yanığı
Aspirinin bileşenlerinden biri olan asetik asit içeren sirke, güneş yanığı acısını, kaşınmasını ve iltihaplanmasını hafifletmeye yardım eder. Sirkenin içine birkaç yaprak kâğıt havlu bastırın ve yanan bölgelere uygulayın. Havlu kuruyana kadar orada bırakın. Gerekirse aynı işlemi tekrarlayın.
Pişik
Karbonat pişikten kurtulmada çok iyidir. Birkaç yemek kaşığı karbonat ilave ettiğiniz banyo küvetinin içine girin. Bu kaşıntınızı azaltacak ve pişikleriniz iyileşirken kendinizi daha iyi hissedeceksiniz. Ya da nemi ve teri emmesi için karbonatı veya mısır nişastasını doğrudan kızarıklık olan bölgeye uygulayabilirsiniz.
Su toplaması
Su toplayan bölgenizi su ve sabunla temiz tutun. Üzerine biraz aloe vera jel sürün ve iyileşmesine yardım etmek için bir bandaj ile sarın. Sürdüğünüz jelin işlenmiş maddeler içermediğinden, saf olduğundan emin olun.
Dış kulak yolu enfeksiyonu
Kulağınıza su kaçtığında ve bakteri ya da mantar geliştiğinde oluşuyor. Ağrısını kesmek için, en basit yol aspirin gibi ağrı kesici almaktır. Evde tedavi etmek için ise havluya sarılmış sıcak su şişesi veya sıcak su torbası kullanabilirsiniz. Ayrıca, eczanelerden sarımsak yağı alabilir ya da kendiniz yapabilirsiniz. Orta boydaki 3 diş sarımsağı rendeleyin. Üzerini zeytinyağı ile örtün ve bir gece karışımı dinlendirin. Etkilenen bölgeye 3 damla sürün.
Böcek ısırığı
Böceğin ısırdığı yeri kaşımak yerine buraya birkaç damla nane yağı sürün. Serinletici etkiye sahip olan yağ, ısırığın yayılmasını ve iyileşme sürecini hızlandırır. Ya da böceğin ısırdığı bölgeye nane içeren bir diş macunu sürebilirsiniz.
Kesikler ve sıyrıklar
Kesilen ya da çizilen bölgenizi enfeksiyondan korumak için doktorun önerdiği bazı bandajları ve antibiyotik kremleri kullanabilirsiniz. Ancak yanınızda bunlar yoksa yaralı bölgeye biraz bal sürün ve sarın. Bal antibakteriyal özelliğe sahip.
Zehirli sarmaşık
Bir kez zehirli sarmaşığa dokunduğunuzda urushiol yağından kurtulmak için 15 dakikanız vardır. Bulabilirseniz sabun ve ılık su kullanın. Silmek için bez kullanırsanız kaşındıran yağı vücudunuza yayarsınız.
Kuruyan, yıpranan saçlar
Güneş, su ve klor saçlarınızı kurutur, sertleştirir, kolay kırılmasına yol açar. Bu sorunu avokado ile çözebilirsiniz. Avokado saçınızı nemlendirir ve protein yükleyerek saçlarınızı güçlendirir. Olgun ve soyulmuş bir avokado ile bir çay kaşığı buğday yağı ve jojoba yağını karıştırın. Yeni yıkanmış saçınıza uygulayın ve saç diplerine kadar yayın. Saçınıza bone takın. 15-30 dakika bekledikten sonra iyice durulayın.

30May/101

Ayırmalar (Hanumanasana)

ayrmalar1294480
Uyarılar: Bu hareket ileri seviyedeki yogacılar için uygundur. Dizlerinizin arkasındaki kirişler esnek ve sağ lam değilse ve öncesinde iyice ısınmadıysanız bu egzer sizi yapmaya kalkışmayın.

Metot: Bu egzersize üstteki duruşun 2. aşamasıyla (sağ bacağınızın önünüzde düz durduğu pozisyonda) başlayın. Gevşeyin ve kendinize gelmek için bir nefes alın. Ellerinizden destek alırken nefes verin ve sağ ba cağınızı olabildiğince öne doğru uzatırken aynı anda sol bacağınızı da düzleştirmeye başlayın. Yapabiliyorsanız ellerinizi yerden kaldırın ve dua ediyormuş gibi önünü/ele birleştirin. Bu duruş zorla yıcı olduğu için uzun süre aynı pozisyonda kalmayın. Ayırma hareketini sona erdirmek için ağırlığınızı yeniden ellerinize verin. Nefes alın ve sağ bacağınızı geri çekin. Sol bacağınızı ise kırarak diz çök me pozisyonuna geri dönün. Gevşeyin. Sonra aynı eg zersizi sol bacağınızı öne uzatarak yapın.

Karşıt-duruş: Bacaklarınızı önünüze düz biçimde uzatarak oturun ve bacaklarınızda oluşan gerginlik his sinden kurtulmak için onları yanlara doğru sallayın. Ço cuk Pozu duruşunda dinlenin.

28May/100

Bacak açık öne eğilme

Bacak açık öne eğilme

bacakaknealma
Yararları: İç uyluk kaslarını ve omurgayı esnetir. Kalçaları ve pelvik bölgesini açar.

Uyarılar: Omurganızı düz tutun. Yüksek tansiyonunuz varsa başınızı kalp seviyesinden aşağıya düşürme­yin.

Metot: Bacaklarınızı rahat edebile­ceğiniz ölçüde, mümkün olduğunca iki yana açarak minderinizin üzerine oturun. Topuklarınızı iterek ve ayak parmaklarınız yukarı dönük duracak şekilde bacaklarınızı gergin tutun. Ellerinizi önünüze yere koyun. Omurganızı düz tutarak, duruşu his setmek için yavaş hareketlerle îleri-geri sallanın. Nefes verin ve sırtı nızı düz tutarak ellerinizi kendiniz den uzaklaştırırken, göğsünüzü mümkün olduğunca yere yaklaştırın. Sırtınızın kavis yapmamasına özen gösterin. Aksi takdirde karın bölgeniz sıkışacaktır. Düzenli ve derin nefesler alarak rahat ettiğiniz süre boyunca duruşu nuzu koruyun. Gözlerinizi kapatarak aynı duruşta gevşeyin. Nefes alırken ellerinizi yeniden kendinize doğru çekin, başınızı ve omurganızı kaldı rın ve doğal oturma pozisyonunuza dönün. Bacaklarınızı birleştiriri ve sallayın.

Karşıt duruş: Apanasana

28May/100

Hamleler ve bacak esnetme hareketleri

Hamleler ve bacak esnetme hareketleri (ayırmalar)

hamleler ve bacak esnetmeBaşlangıç ve orta seviye öğrencileri hamlelere ve bacak esnetme hareketlerine yoğunlaşmalıdır. Ayırma hareketlerini ise ileri seviyedeki yogacılar yapabilir. Esnerken sınırlarını zı zorlamayın. Aşağıda yer alan egzersizin yararlan ve uya rılar bölümleri üç egzersiz için de geçerlidir.

Yararları: Bu duruşlar kuadrisepsi (dört başlı uyluk kası), diz arkasındaki kirişleri ve kalçaları esnetir. Ham leler ve esneme hareketleri birbirini takip eden sürekli bir ritim ile yapılmalıdır.

Uyarılar: Hamleler ve bacak esnetme egzersizlerinde ayak bileğinizin dizinizle aynı hizada durması çok önemlidir. Eğer ayağınız olması gereken yerde değilse, dizinize zarar verebilirsiniz. Bir battaniyenin üzerine diz çökerek dizlerinizi koruyabilirsiniz.

Metot: Dizlerinizin üzerine oturun ve kalçalarınızı kaldırın. Böylelikle dik durarak diz çökmüş olacaksınız. Sağ ayağınızla öne doğru geniş bir adım atın. Ne fes alın ve nefes verirken öne doğru bir hamle yapın. Sol kalçanız yere gömülüyormuş gibi hissetmelisiniz. Sağ dizinizi sağ ayak bileğinizle aynı hizada ve bileği nizin yukarısında tutarak kasığınızı olabildiğince yere yaklaştırın. Yavaşça ileri-geri sallanın veya altı Ujjayi nefesi boyunca pozisyonunuzu koruyun.

28May/100

Balık hareketi

Balık hareketi

balık hareketiYararları: Boğazı ve göğsü açar ve genişletir. Sırtı ve omurgayı güçlendirir. Beyne giden kan akışı nı hızlandırır. Epifiz ve hipofiz bezlerini ve boğazımızda bulunan tiroit ve paratiroit bezlerini hareke te geçirir. Bizi derin nefesler alma ya iter. Bu yüzden astımı olanlar için de çok yararlı bir duruştur. Ay rıca şişlikleri azaltır.

Uyarılar: Eğer boynunuzda veya dizlerinizde problem varsa bu du ruşu yaparken rahat etmeyebilirsi niz. Eğer bu duruştan keyif almaz sanız, yapmayı bırakın. METOT: Balık duruşu geleneksel olarak Lotus pozisyonunda (sf 43) yapılır, ama henüz bu duruşta us-talaşmamış olan kişiler için farklı bir çeşitlemeye daha yer vereceğiz. Lotus pozisyonunda oturun (1) ve ağırlığınızı dirseklerinize vererek arkaya eğilin (2). Göğüs kemiğinizi (sternum) tavana doğru kaldırın ve başınızı yavaşça geriye doğru bıra kın. Başınız yere yaklaştıkça dirsek lerinizi de kalçalarınıza doğru yak laştırın (3). Başınızın tepesini yere değdirdiğiniz zaman ağırlığınızı dirseklerinizin üzerinden alın ve el lerinizle ayak başparmaklarınızı tu tun (4). Bu duruşu sonlandırmak için ağırlığınızı yeniden dirsekleri nize verin ve ellerinizi yere koyun. Kollarınızı düzleştirerek oturma pozisyonu alın. Bu duruş göründü ğü kadar karmaşık ya da zor değil dir. Eğer bu duruşu bir yüzme ha vuzunda yapmayı denerseniz, ha fifçe su yüzeyinde süzüldüğünüzü göreceksiniz.

Karşıt-duruş: Apanasana
Çeşitleme
Uyarılar: Dizinizde problem varsa bu hareketi yapmaya kal kışmayın.
Metot: Dizlerinizin üzerine otu run. Dirseklerinizi yere koyarak ar kaya eğilin. Başınızı yavaşça geriye doğru serbest bırakın ve dirsekleri nizi kalçalarınıza doğru kaydırın.
Başınızın tepesini yere değdirdiği nizde ellerinizi dua edermiş gibi göğsünüzün üzerinde birleştirin. Sonra ellerinizi bitişik tutarak, kollarınızı arkanızda yere değene kadar başınızın üzerinden geriye uzatın.

Eğer kuadriseps kaslarınızda (dört başlı uyluk kası) şiddetli bir geril me hissi yaşıyorsanız, dizlerinizi birbirlerinden biraz ayırın.

Karşıt-duruş: Apanasana

28May/100

Geniş üçgen duruşu

Geniş üçgen duruşu

genigenduruuYararları: Omurganın yanal hareketlerini artırır, omurgayı ve bacak ları güçlendirir ve karın bölgesindeki iç organlara masaj yapar.

Uyarı: Bu, zorlayıcı bir duruştur. İlk başlarda, hareketi tam anlamıyla kavrayana ve desteğe ihtiyacınız olmadan da yapabilecek kadar kendi­nize güvenene kadar, bu duruşu sırtınızı duvara yaslayarak yapmayı de neyebilirsiniz.
Metot: Ayaklarınız birbirlerine paralel ve aralarında yaklaşık 1 metre açıklık olacak şekilde ayakta durun (l). Sağ ayağınızı 90 derecelik bir açıyla dışarı doğru çevirin. Sol ayağınızın parmaklarını ise 45 derecelik bir açıyla içe doğru döndürün. Sağ ayağınızın topuğunun sol ayağını zın üst kısmıyla aynı hizada olduğundan emin olun. Kalçalarınız öne dönük ve aynı seviyede olmalıdır. Diz kapaklarınızı yukarı doğru çekin. Ağırlığınızı sol ayağınızın dışına verin (bu duruşun temeli ve düşmenizi engelleyecek püf noktası budur). Nefes alın ve kollarınızı iki yana doğ ru kaldırarak, yere paralel duracak şekilde omuz seviyesine getirin. Avuç içleriniz yere dönük durmalıdır (2). Nefes verin ve parmak uçlarınıza doğru esnerken omuzlarınızı gevşetin. Nefes alın. Nefes verirken kalça dan sağa doğru eğilin ve sonra aşağıya doğru eğilmeye başlayın. Yavaş ça sağ elinizi sağ baldırınızın veya yerin üzerine koyun. Avuç içiniz İle riye dönük duracak şekilde sol elinizi dikey olarak tavana doğru kaldı rın. Sol elinizin avuç içine doğru bakın (3). Boynunuzun zorlandığını hissederseniz ileriye veya aşağıya da bakabilirsiniz. Sol ayağınızın dışına doğru ağırlığınızı vermeye devam edin ve diz kapaklarınızı çekili tutun. Düzenli ve eşit aralıklarla nefes alın ve rahat ettiğiniz sürece duruşunu zu koruyun. Bu duruşu yaparken arkanızda bir duvar olduğunu ve kal çalarınızın, omuzlarınızın, kollarınızın ve başınızın düz bir biçimde du vara yaslandığını hayal etmelisiniz.

Duruşu sonlandırmak için nefes alın ve sanki birileri sol elinizi tutup sizi çekiyormuş gibi düşünerek kollarınızı yeniden yere paralel hale ge tirin. Nefes verirken kollarınızı iki yanınıza indirin. Ayaklarınızı yeniden birbirlerine paralel duracak şekilde yerleştirin. Yumuşak bir hareketle öne doğru eğilerek gevşeyin ve dinlenin. Kendinizi dinlenmiş hissettiğinizde nefes alın ve en son başınızı kaldıracak şekilde yavaşça doğrulun. Ayak larınızı bir araya getirin ve sallayın. Aynı duruşu bedeninizin sol tarafı için de tekrarlayın.

Karşıt-duruş: Samasthiti veya yavaşça öne doğru eğilerek gevşemek.

28May/100

Oturarak öne eğilme

Oturarak öne eğilme

oturarakneeilme

Yararları: Diz arkasındaki kirişleri, omurgayı, Asil tendonunu ve kalça­ları esnetir. Karaciğere, pankreasa ve böbreklere masaj yaparak mide ve bağırsak hareketlerine yardımcı olur. Böylelikle sindirimi kolaylaştırır. Ay rıca zihnin üzerinde de son derece sakinleştirici bir etkisi vardır.
Uyarılar: Omurganızı düz tutun. Karnınız büyüdükçe bu egzersizi ba­caklarınızı hafifçe aralayarak yapmanız gerekecektir.
Metot: Bacaklarınızı birbirine bitişik durumda önünüze uzatarak oturun. Her iki dizinizi de yere bastırın ve topuklarınızı iterek bacaklarınızı esne tin. Ayak parmaklarınızı yukarı doğru uzatın. Omurganızı uzatmak için göğüs kemiğinizi kaldırın ve omuzlarınızı gevşetin. Parmak uçlarınızı kal ça eklemlerinize yerleştirip, yavaşça ileri-geri sallanarak bu duruş hakkın da bir fikir edinin. Nefes alın ve kollarınızı başınızın iki yanından yukarı doğru uzatın. Avuç içleriniz de birbirlerine dönük olarak yukarı uzanmalı lardır. Nefes verirken kalçalarınızdan eğilerek öne doğru uzanın ve ayağınızı kavrayın. Omurganızın düz durmasına dikkat edin. Ayağını za uzanamıyorsanız bir kayış kullanabilirsiniz. Derin nefes alarak rahat et tiğiniz sürece pozisyonunuzu koruyun. Şimdi aynı pozisyonda gevşeyin. Dizlerinizin biraz kıvrılmasına ve ayaklarınızın serbest durmasına izin ve rin. Başınızı dizlerinize doğru eğin ve omurganızı gevşetin. Gözlerinizi kapatın ve derin nefes alıp verin. Bedeniniz yeterli olduğunu hissedince nefes alın ve kollarınızı ileriye doğru kendinizden uzaklaştırmak ister gibi başınızın üzerine uzatın. Nefes verirken onları yere doğru esnetin.
Karşıt-duruş: Çocuk Pozu

3Oca/100

Domuz Gribi (A / H1N1) Nedir ?

Domuz Gribi (A / H1N1) Nedir ?

Domuz gribi, A (H1N1) tipi virüsten kaynaklanan, insanlarda hastalığa yol açan viral bir hastalıktır. Bu virüs insan, domuz ve kuş virüslerinin bir karışımıdır.

Domuz Gribinin (A/H1N1) Belirtileri Nelerdir?

İnsanlarda görülen mevsimsel grip belirtileri ile benzerlik göstermektedir. Bunlar:

  • Ateş,

  • Baş ağrısı

  • Boğaz ağrısı,

  • Öksürük,

  • Üşüme

  • Yaygın vücut ağrısı,

  • Yorgunluk

  • Bazı vakalarda kusma ve ishal de görülebilmektedir

 

Domuz Gribi (A/H1N1) Virüsü Bulaşıcı Mıdır?

Domuz gribi A(H1N1) virüsü bulaşıcıdır ve insandan insana geçmektedir

Domuz Gribi (A/H1N1) Nasıl Bulaşmaktadır?

Domuz gribinin de mevsimsel griple aynı şekilde yayıldığı düşünülmektedir. Grip virüsleri insandan insana öksürük ve hapşırma yoluyla bulaşmaktadır. Grip virüsü bulaşan bir yere dokunulduktan sonra, eller ağız ya da buruna götürüldüğünde de hastalık bulaşabilir

Kişilerin Domuz Gribi Olduğu Nasıl Teşhis Edilmektedir?

Burundan veya boğazdan alınan sürüntü örneklerinin laboratuvar ortamında test edilmesi sonucunda teşhis konulmaktadır.

Domuz Gribinden En Çok Etkilenecek Risk Grubunu Kimler Oluşturmaktadır?

Bebekler (iki yaş altı), hamileler, 65 yaş üstü yaşlılar, kronik rahatsızlığı bulunan hastalar, karaciğer ve böbrek yetmezliği olanlar ile bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler, en çok etkilenecek risk grubunu oluşturmaktadır.

Domuz Gribinden Korunmak İçin Mevsimsel Grip Aşısı Olmak Yeterli Midir?

Hayır.

Domuz Gribi Aşısını Kimler Yaptırmalıdır?

Enfeksiyonu ağır geçirme ihtimali bulunan risk grupları, sağlık personeli ile domuz gribinden dolayı ölümlerin yoğun olduğu ülkelere gidecek olan kişilerin, bu aşıyı yaptırması gerekmektedir.

Domuz Gribini (A/H1N1) Tedavi Eden İlaçlar Var Mıdır?

Evet. Domuz gribinin tedavisi veya bu hastalıktan korunmak için doktor kontrolünde kullanılabilecek ilaçlar mevcuttur. Bu ilaçlar doktor tarafından önerilmedikçe, reçetesiz olarak kesinlikle kullanılmamalıdır

Oseltamivir veya Zanamivir kullanımı Domuz Gribi A/(H1N1)’nin önlenmesinde CDC (ABD Centers for Disease Control and Prevention) tarafından tavsiye edilmektedir. İlaç kullanımı hastalığın seyrini hafifletmekte ve daha hızlı bir iyileşmeyi sağlayabilmektedir. Bunun yanı sıra ciddi komplikasyonların da gelişmesi engellenmiş olur. Antiviral ilaçlara, semptomların görülmesinden itibaren ilk 2 gün içinde başlanması gerekir

Hastalığa Yakalanan Kişiler Ne Kadar Süreyle Bulaştırıcıdır?

Kişiler, belirtilerin başlamasından bir gün öncesi ve 7 gün sonrasına kadar bulaştırıcıdırlar. Bu durum; erişkinlerde yaklaşık olarak 7, çocuklarda ise 12 gün olarak ifade edilebilir.

Çocuklarda Acil Tıbbi Yardım Gerektiren Durumlar Şunlardır:

  • Grip benzeri semptomlara ek olarak ateş ve şiddetli öksürük

  • Hızlı nefes alma ya da solunum güçlüğü

  • Huzursuzluk

  • Mavimsi cilt rengi

  • Uyanamama ya da uyaranlara cevap verememe

  • Yeterince sıvı alamama

  • Döküntü

 Erişkinlerde Acil Tıbbi Yardım Gerektiren Durumlar Şunlardır:

  • Ani baş dönmesi

  • Bilinç bulanıklığı

  • Göğüs ya da karın içinde ağrı veya basınç

  • Solunum güçlüğü veya nefes darlığı

  • Şiddetli bulantı ve kusma  

 

Daha Çok Hangi Yüzeyler Bulaşma Kaynağıdır?

Öksürük ve hapşırma yoluyla, hasta kişinin tükürük zerrecikleri havaya yayılarak sandalye, masa gibi yüzeylere bulaşabilir. Kişi virüsün bulaştığı bir yere dokunduktan sonra ellerini ağzına, gözlerine veya burnuna sürerse virüs bulaşabilir. Bu yüzeylerde virüsün ne kadar süreyle canlı kalabileceğini etkileyen ısı, nem oranı, yüzey niteliği gibi pek çok faktör söz konusudur. Hasta kişinin temasının olduğu bu yüzeylere dokunulmamalı, herhangi bir sebeple dokunulduysa eller yıkanmalıdır. 

Sulardan Domuz Gribi (A/H1N1) Virüsü Bulaşabilir Mi?

İçme, kullanma ve havuz sularıyla bulaşma bulgularına rastlanılmamıştır.

Ev ve Eşyaların Temizliğinde Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

Grip virüsünün yayılmasını önlemek için, yüzeylerin (masalar, kapı kolları, banyo yüzeyleri, mutfak tezgahı, oyuncaklar vb) günlük temizlikte kullanılan deterjanlarla temizlenmesi yeterlidir. Günlük kullandığımız temizlik maddeleri dışında klor, hidrojen peroksit, iyotlu antiseptikler ve alkol gibi bazı kimyasal maddeler de etkilidir.

Hastalara ait çarşaf, çamaşır, havlu ve kap kacağın ayrı olarak yıkanmasına gerek yoktur. Ancak, bu eşyalar yıkanmadan başkası tarafından kullanılmamalıdır. Bu çarşaflar mümkün olduğunca elle temas edilmeden taşınmalı ve yıkanmalıdır. Hastanın çarşafları, çamaşırları değiştirildikten sonra eller mutlaka sabunlu suyla yıkanmalıdır. Hastaya ait kap kacak ya bulaşık makinesinde ya da elde deterjan kullanılarak yıkanmalıdır.

Domuz Gribinden (A/H1N1) Nasıl Korunabiliriz?

Aşağıdaki önlemleri alarak sadece gripten değil; grip gibi solunum yoluyla bulaşan tüm hastalıklardan kendinizi koruyabilirsiniz:

  • Öksürme ve hapşırma sırasında ağzınızı ve burnunuzu bir mendil ile kapatınız. Mendilinizi kullandıktan sonra çöp sepetine atınız

  •  Öksürdükten ve hapşırdıktan sonra ellerinizi bol sabun ve suyla yıkayınız. Alkol içeren el  yıkama antiseptikleri de etkilidir

  • Kirli ellerinizle gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza dokunmayınız

  •  Domuz gribine yakalanırsanız, belirtilerin başlamasından 7 gün sonrasına ya da belirtilerinizin tamamen geçmesinden bir gün sonrasına kadar evde istirahat ediniz

  • Hastalığın bulaşmaması için çevrenizdeki kişilerden uzak durunuz

  • Bulunduğunuz mekanı sık sık havalandırınız

Hastalıktan Korunmak İçin Ellerimizi Nasıl Yıkamalıyız?

Ellerinizi 15-20 saniye süreyle su ve sabunla yıkamalısınız. Su ve sabuna ulaşamadığınız yerlerde alkol içeren el antiseptikleri kullanabilirsiniz.

Kaynak : http://www.who.int/csr/disease/swineflu/en/index.html
               http://www.grip.saglik.gov.tr/halka-yonelik-bilgiler-il9.html

Etiketler: , Yorum yok